Esad Erbili Silsilesi

27. Hz. Mazhar-ı Cân-ı Cânân Şemsüddîn (k.s.)

Asil bir şecereye sahipti. Şemsüddin 16 yaşında iken pederleri Mirzacan vefat etti. 28 bâtın cedleri Muhammed Hanefi vasıtası ile Hazreti Ali (r.a.)’dir.

Şeyhi Seyyid Nur Muhammad vefat ettikten sonra zamanının bütün büyük meşayıhına hizmet etti. Sohbetlerinde bulundu. Kemale erdi.

Sahibü’zzaman idi. Tarikatları tevhîd etmekte yüksek bir dirayet ve himmete sahipti. Hanımlarla görüşmezdi. Gaibden teveccüh eder tesiri derhal görülürdü. İmtihan ve tecrübe kastı ile gelenlere de ders verirdi.

Bir gün bir adam Hazreti Mazhar Can Canan’a gelir:

— Mazhar Can Canan’ın tantanası rahmâni midir, değil midir, anlamak için geldim, der.

Hazreti Şeyh bu yersiz kelâmdan müteessir olur. Adamın yüzüne keskin ve dik dik bakar. Adam yere düşer. Sudan çıkmış balık gibi çırpınmaya başlar, kalkamaz, feryad eder, yalvarır:

— Hûda hakkı için beni affet. Tövbe ettim. Bir daha yapmam, der.

1195 senesinin Muharrem ayının 9. Cuma günü Fatihayı şerîfeyi okuduktan sonra ALLAH ALLAH diye akşamüstü teslimi ruh eyler.

Silsilede emâneti Seyyid Nur Muhammed Bedvani Hazretleri’nden almıştır. Mazhar-ı Cân-ı Cânân Habibullah diye anılır.

(M. Hâni, Âdâb, Sh. 123)

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Whatsapp